hakdilaram özleşme yolu
 

İşte benim sayfalarıdır. Yorumlarınızı bekliyorum.

Favorilere Ekle Göndermek bana E-posta
İlginç websiteleri
Ziyaretçi
Təqvim
<
Mayıs 2012
>
PztSÇPrşCCmtP
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031
Abonelik
e-Posta: 
En iyi yorumcu
canacan hakdilaram özleşme yolu
Yorumlar: 5
Son yorumlar
    &...
1080 gün önce 16.06.2009 00:28:40
3. ÖLÇÜ...
1080 gün önce 16.06.2009 00:26:35
2. MUFASSAL MEDENİ AHLAK-...
1080 gün önce 16.06.2009 00:23:00
Diğer siteler
single-boy FERRUX memmedov
veriemlakurkmez Bayram Gökçe
gunesorenkoyu1 dursun akbaş
xboxcu xboxcu x
fethullahkaragul fethullahkaragül
Rastgele başlıklar
Ana Sayfahakdilaram özleşme yolu / Sayfalar / Genel / Kutbul Arifin Semiyyuz Zebih İsmail Bin Mahfuz Al-Abbasi hk.

Kutbul Arifin Semiyyuz Zebih İsmail Bin Mahfuz Al-Abbasi hk.

0.00 (0)

KISA TARİHÇE-İ HAYAT VE VASİYET

İsmail Çetin Hoca Efendi 27 Şubat 1942 yılında bir Cuma günü Diyarbakır'ın Hazro kazasında doğdu. Babası molla lakablı Mahfuz'dur. İsmail ismi Molla Mahfuz'un örfi olarak dede isimlerinden çektiği kur'a sonucu beşinci babası olan Hace İsmail Hakkı Zûri efendinin ismidir. Dedesi Kadı Beydavî üzerine bir haşiyesi bulunan Molla Süleyman'dır. Annesi Mesabih’i şerheden büyük alimlerden olan Molla Reşid'in kızı Râbia hanımdır. Babasının annesi o zamanın Diyarbakır kadısı Ahmed Efendi'nin kızı, anneannesi ise zamanın meşhur şeyhlerinden Mevlâna Hâlid'in halîfelerinden Şeyh Salih Sîbkî'nin halifesi İbrahim Bahçevî'nin kızıdır. İlk dini terbiyesini, Kürtçe Amentü şerhini ve vel-l-Fecri'ye kadar Kur'an'ı Kerîm-i annesinden öğrendi. Annesi beş yaşında iken Perşembe gününe denk gelen bir kurban bayramında vefat etti. İlme başlamadan önce babası Molla Mahfuz'un "Oğlum, amca oğlu Molla Haydar Hatiboğlu, Molla Nazif, Molla Muhammed, Molla İsmail Hakkı.. abilerin gibi ol." tavsiyesine uyarak ilim tahsiline Hazro ile Lice arasında bulunan Entak köyünde kıraat ilmine ait olan Ğâyet-ul-İhtisar adlı manzumeyi okuyarak başladı. Lice'de

dedesi Molla Süleyman'ın talebelerinde ilim tahsiline devam etti. Daha sonra Hazro'ya dönerek Molla Derviş'te Bina, Maksud, Avamil, Cürcani ezberledi. Seyda Hacı Fettah'ın talebesi olan Molla Halid'de, Zurûf, Terkib ve Küçük Sadullah'ın bir kısmını bitirdi. Minhac’ı -ki Şafi mezhebine aid bir fıkıh kitabıdır- feraiz babına kadar okuyarak ezberledi. Daha sonra Hudur = Huzur köyünde Muhammed Hace Sıddık'ta bir sene zarfında Kur'an-ı Kerim'den itibaren öğrenmiş olduğu bütün ilimleri tekrar etti. Daha sonra Halep ve Şam'da bulunan alimlerden kıraat okuyarak beş kıraatten icaze aldı, senetleriyle birlikte birçok hadis ezberledi. 14 yaşında Türkiye'ye dönüşünde Çınar ilçesine bağlı Has köyünde ki amcasının dünürü olan Molla Mahmud’da Hal ve Sâdullah kitablarını kısa bir sürede bitirdi. Daha sonra Siirt'te bulunan Kayser camisi imamlarından Üstad Tayyib'de Netaic-ul-Efkar'ı ve metin ezberlerini tamamladı. Siirt'ten Tillo'ya giderek Seyda Halil'de nahiv ilminden Suyuti ve Molla Câmi kitablarını, Üstad Bedreddin'den ise münazara ilminden Veledî ve şerhlerini okudu. İki sene burada kaldıktan sonra, mantık, belâğat, istiâre, vadı', âdab, münazara, bir kısım felsefe ve kelam ilimlerini Şeyh Nesim Sührevî Efendi ve Şeyh Muhammed Arvâsî Efendi'nin talebelerinden olan Patnoslu Üstad Molla Yasin'in yanında okuyarak tamamladı ve ilk ilim icâzesini aldı. Daha sonra Ağrı'nın Balivar köyünde Molla Hasan'dan mantık ve tefsir dersleri aldı, talim ve tecvidde Molla Hasan'a ders verdi. Sekiz ay Erzurum'da Sakıp Efendi'den kelam dersleri aldı. Şirvan'da Molla Muhammed Kasım'ın yanında altı ay tahsiline devam ederek icaze aldı. O zamanın Diyanet reisi Ömer Nasuhi Bilmen'in ziyaretinde bulunarak onun yanında Muvazzah ilm-i kelam kitabını okudu, Üstad Molla Muhammed Zivingî'nin yanında da bir dönem okuyarak icaze aldı. Ayrıca devrin büyük alimlerinden Abdurrahman Buluntu Efendinin yanında altı ay kalarak tefsir kitabı Kadı Beydâvi'den icaze aldı. Bunlardan başka Üstad Molla Ca'fer, Of'ta Abdurrahman Efendi, İstanbul'da Gönenli Mehmet Efendi, Çelebi Mehmet Efendi, Muhammed Arvâsî Efendi ve zamanın Sultan Ahmed Câmîsi'nin imamlarına varıncaya kadar işittiği her ilim adamını ziyaret etti. Aynı zamanda Üstad Necib Fazıl'ı sık sık ziyaret ederek fikir alışverişinde bulundu. Bütün bu ziyaretlerinin sebebi de Üstadı Molla Yasin ve Molla Abdulfettah'ın işaretiyle olmuştur. Bu sayılanlar arasında üç günden daha az görüştüğü ve hizmetinde bulunduğu zatları saymıyoruz. Sayılanlar dışında kendisinin de kabul ettiği 60'ın üstünde ulema 100'ün üzerinde meşayıhla görüşmüştür.Ve ayrıca talebeyken hocalarıyla yapmış olduğu bir seyahatte Bedîuzzaman Saîd Nursî Hazretlerini iki kere Isparta'da ziyaret etti. Daha sonra ilki Bilvanis olmak üzere çeşitli yerlerde Seyyid Abdulhakim el-Hüseynî (Ğavs) Hazretlerinin emriyle müderrislik yaptı.Tasavvufi olarak ilk dersini 7 yaşında Norşinli Şeyh Ma'şûk'dan aldı. Gençlik döneminde Seyyid Abdulhakim el-Hüseynî hazretlerine intisab etti, bir dönem vekilliğini yaptı. Onun yanında amelini tamamladı, hilafet aldı. Ğavs Hazretleri ömrünün sonlarında hilafetini ilan için yanına çağırdı, fakat müftülükten izin alamadığı için ancak vefatından bir müddet sonra yetişebildi. Ğavs'ın halifesi olduğunu fitneye sebebiyet vermemek için ömrü boyunca gizledi. İsmail Çetin Hoca Efendi 1973 yılında intisab ettiği Medineli Şeyh Abdulğafûr el-Abbasi hazretlerinin oğlu Şeyh Abdulhak hazretlerinden 1976 yılında hac mevsiminde Nakşibendî, Kâdiri, Kübrevî, Sehreverdi ve Çiştiyye tarikatlerinden ve 2000 yılında Kadiri şeyhlerinden olan kayınbabası Şeyh Muhammed Ma'sûm hazretlerinden hilafet aldı. Askerliğini Sivas, Kayseri İncidere, Ağrı Kösedağ ve Erzurum Sarıkamış'ta (1967 Nisan ayında) tamamladı. Terhis olduktan sonra Diyarbakır’a döndü, aynı yılın Kasım ayında Şeyh Muhammed Sadaka'nın halifesi ve aynı zamanda dayısı Şeyh Muhammed Ma'sûm'un kızı ile evlendi. Bir dönem Diyarbakır'da kitapçılık yaparken Diyarbakır'ın Ka'bî köyünde imamlık ve müderrisliğe başladı. Yine Ğavs Hazretlerinin emriyle 1971 senesinde Isparta'nın Göndürle (Harmanören) köyünde ve Atabey ilçesinde bir müddet imamlık yaptıktan sonra istifa ederek Isparta'ya yerleşti. Dilara Yayınları adı altında te’lifata başladı. Daha sonra Dilara Yayıncılık olarak kitab ve kırtasiye dükkanı açıp eserlerini neşretmeye başladı. 1996 yılında sağlık sorunlarından dolayı Antalya’nın Aksu ilçesine göç ederek ilmi çalışmalarını hayatının sonuna kadar burada devam ettirdi. 1980 ihtilalinde kendi tabiriyle Medrese-i Yûsufiyye'de yakalandığı astım ve bronşit sebebiyle zaman içerisinde Koah hastalığına yakalandı, 2000 yılından sonra hastalığı şiddetlendi, son olarak 9 Mayıs 2011 tarihinde ani kalb durması(ventriculer fibrilasyon) sonucu kaldırıldığı Isparta Gülkent hastanesinin yoğun bakım ünitesinde 17 Haziran 2011 (Hicri 15 Receb 1432) de yine doğduğu Cuma günü sabah namazı vaktinde Allah Teâlâ'ya kavuştu. Isparta’da kendi temelini atıp hizmete sunduğu cami ve külliyesinin yanındaki mezarlık da medfundur. Bütün varlığını İslam ve gençlere vakfeden Üstad İsmail Çetin Hazretleri,İlmin vakarını, ağırlığını, tevazu kanatlarını yere germekle, hayatını Ehli Sünnet vel’Cemaat İ’tikadı’nı yaymaya, insanların kalblerine yerleştirmeye, yine Ehli Sünnet İ’tikadı’nın savunucusu olarak ilim, irşad ve bunların ışığı altında gençlerin yetişmelerine, iyi insan olmalarına ve iyi insan yetiştirmelerine adadı. Hiçbir zaman şöhreti sevmeyen İsmail Çetin Hoca Efendi; "Şöhret başa beladır" diyerek şöhretten hayatı boyunca sakındı. Hastalığının en şiddetli zamanlarında dahi te'lifâtı ve tedrisâtı, Müslümanlarla hasbihal etmeyi asla bırakmadı. Hayatı boyunca insanların ihtiyaclarını, onlara hissettirmeden tesbit ederek özellikle gençlerin evlendirilmesi, borçluların borcunun giderilmesi, hastaların doktor, ilaç, ameliyat gibi ihtiyaçlarının karşılanması konusunda hassas davrandı. Öğrenciden alınan ücretle ilmin bereketinin kalmayacağını söyleyerek yanına gelen öğrenci ve talebelerinden öğrettiği mukabilinde hiçbir surette ücret ve hediye kabul etmedi. Vefatına kadar Ehli Sünnet vel’Cemaat dışında hiçbir zümrenin, partinin adamı olmadı. Müslümanların arasında parti, meşreb, mezheb ayrımı gözetmeksizin her müslümanı kucakladı. Ehli Sünnet vel’Cemaatin savunucusu olarak yanına gelen Müslümanları Ehli Sünnete aykırı söz, fiil ve harekette bulunmadıkları müddetçe hilm ve şefkatle karşıladı. Bunun dışında gelen soru ve itirazları, yine Ehli Sünnet İ’tikadı içerisinde cevablandırmaya ehemmiyet gösterdi. Birçok yerde öğrenci yurdu ve cami yapılmasına vesile oldu. Bunlardan iki cami ve bir öğrenci yurdunun çizimi, planı, projesi ve mimarisi kendisine aiddir. Halihazırda dünyanın çeşitli yerlerinde yetiştirmiş olduğu birçok talebesi vardır. İsmail Çetin Hoca Efendinin matbu ve matbu olmayan eserleri, ilerleyen günlerde, çalışmaları tamamlandıkça ayrıntılı hayatı da dahil olmak üzere yayınlanacaktır.

 

MÜELLİFİN MATBU ESERLERİ

1-Ehli Sünnetin Nazarı İ'tikâdın Ölçüsüdür (Akaid hakkında)

2-Mü'minin İstikameti Velînin Kerâmetidir (Tasavvufi bakış açısıyla Ehli Sünnetİ’tikadı)

3-Sohbet ve Tesettürde Âdab (Âdâb-ı Muaşeret kaideleri)

4-İnsan ve Vazifesi (İman, İslam, İhsan, İhlas hakkında)

5-Edeble Varış Lütufla Dönüş (Tasavvuf âdâbı ve usulleri)

6-İkinci Hutbenin Sonunda Okunan Ayetin Esrarı (Tefsir kitabı)

7-Mufassal Medenî Ahlak (Ahlak kitabı)

8-Tek Çare (Ahlak kitabı)

9-Şübheden Hakîkate (Kelam kitabı)

10-Tebliğ (Tebliğ, âdab ve usülleri)

11-Şuur (Tefsir)

12-Sevgi Bağı (Dua)

13-İttibâ' Ehli Sünnete'dir (Kelam)

14-Olgunluk Günahtan Sakınmaktır (Ahlak)

15-Cemaat (Fıkıh)

16-Özleşme Yolu (Tasavvuf)

17-İnançlı Gençliğin Şuuru (Ahlak)

18-Tevessül (Vesilenin isbatı)

19-Ölçüler (Fıkıh)

20-Ahlâkî Reçeteler (Dua)

21-Kudsî Dualar (Dua)

22-Müslime Genç Şuuru (Ahlak)

23-Milliyetçilik Şuurumuz (Fikir)

24-Azizlerle (Hadis ve Ahlak)

25-Tahkîm-i Sâdât Şerh-i Mişkât c.1,2,3 (Hadis)

26-Terbiye-i Nefs (Nefsin halleri ve tasavvuf )

27-Size Sözüm Öz İnci Armağan (Temel akaid)

28-Tasavvuf ve Tevhîdde Parlak İnciler (Tasavvuf)

29-Ta'lîm-i Asfiyâ' (Tasavvuf)

30-Cana Can (Virdler)

31-Nasıl Olmalıyım? (Ahlak)

32-Kalbin Diriltilişi (Ahlak)

33-Yuvanın Yapılışı (Ahlak)

34-Kenz-ul-A'zam (Salavat)

35-Aşk (iki cild) (Tasavvuf)

36-Bilgi Üzere İman (Ahlak)

37-Bilir misin? (Temel akaid ve fıkıh)

38-Edell-ul-Hayrât, (Hamd, Senâ, Salavât)

39-Müslümanım (Ahlak)

40-Gencim Nereye? (Temel akaid ve fıkıh)

41-Mü'minim (Ahlak)

42-Tasavvuf (Tasavvuf)

43-Âmentü (Temel itikad)

44-Bed'ul-Emâlî Şerhi (Temel itikad)

45-Evrâd-ı Bahâiyye'nin Tercüme ve Şerhi (Vird)

46-Gönlümde Hikmet Pınarının Arısı (Şiir)

 

MÜELLİFİN ARABCA ESERLERİ

١ -مَصاف العلماء الاتقياء الاحبار الاخيار فى التوحيد والتوكل والتوسل بالانبياء والاولياء الابرار

٢ -الدرر العوالى لشرح بدء الأمالى

٣ -أنامل مسائل التوحيد

٤ -الدر النضيد فى التصوف والتوحيد

٥ -حكمة الانبياء بتعليم الاصفياء

٦ -الأنوار القدسية لشرح الأوراد البهائية

٧ -مِنْحَةُ المُعْطِى فِى شَرْحِ مَنْظُومَتَىِ القُطْبِ الجَيْلاَنِى وَالدِّمْيَاطِى كلها عربية

dır.

 

 

İSMAİL ÇETİN HOCA EFENDİNİN UMUM MÜSLÜMANLARA VASİYETİ

بسم الله الرحمن الرحيم

والحمد لله رب العالمين والعاقبة للمتقين والصلاة والسلام على سيدنا محمد خير

البريّة وعلى آله وصحبه من افضل الصلوات واشرف التسليمات وازكى التحيات ورضوان الله

تعالى عليهم اجمعين

Bundan sonra, malum olduğu üzere her doğan ölür, yapılan her bina yıkılır. Dünyanın akıbeti ölümdür. Ölüm Allah Teâlâ'nın hükmüdür. Şahsen ben, fakir, işkenceli hayatla yani izzet içinde zillet, zillet içinde izzetle bugüne kadar yaşadım; takdîrim böyle idi, ona razıyım. İlmî çalışmayı tercih ettim. Ehli Sünnet vel'Cemaatin i’tikadı üzere, tevâtür ve senedle günümüze ulaşan yoldan başka hiçbir zümrenin adamı olmadım. Bütün amaçlarımı uhrevi âlemine bağladım. Rızâ-i Bârî'den başka hiçbir amacım, hasretim kalmamıştır. Allah'ın Rasûlü sallallâhu aleyhi ve sellem, gerek sekeratten, ölüm ve kabir azabından, haşir, neşir, sırat köprüsü, mizan ve hesabdan, mahşer, cennet ve cehennemden ve gerekse her ne haber verdi ise cümlesi haktır. Binaenaleyh Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem her ne getirdiyse, söylediyse, yaptıysa, cümlesi hak vegerçektir. Cümlesinin doğru olduğuna inandım.

 

اشهد ان لا اله الا الله واشهد ان محمدا عبده ورسوله

 

deyişime bütün dünyayı şahid ederim. Madem ki ölüm vardır ve haktır, Allah Azze ve Celle'nin emr-u fermanı iledir, öyleyse vasiyetim şudur:

 

Mümkün mertebede beş vakit namazınızı ta'dîl-i erkan üzere cemaatle kılarsınız. Birbirinizi seversiniz. İnsî ve cinnî şeytanları aranıza sokmazsınız.Gerek dua ve fâtihalardan, gerekse Kur'ân-ı Hakîm'den bana hediye gönderip beni sevindirmelisiniz. Bana gönül bağlayan aziz dostlarım, kardaşlarım! İcâze alan zevat, Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem'in mirasçısıdır. Nitekim العلماء ورثة الأنبياء “Takvâyı iltizâm eden ulemâ enbiyânın mirasçılarıdır.” diye buyrulmaktadır. İcâze alan âlim, İslam dînini ve takvâyı tercih ettiyse, Allah Teâlâ'nın rızasının kapısını çalmıştır demektir. Bundan böyle kendilerine hizmet, Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem'e, ashab, tâbiîn ve ardınca giden ulemâya hizmettir. Aynı zamanda takvâyı iltizam etmeleri, amaçlarını sadece ahirete bağlamaları sebebiyle mahlukun kalblerine kendileri için sevgi iner. Nitekim Allah Teâlâ سيجعل لهم الرحمن ودّا diye buyurmaktadır. Bana gönül bağlayan bütün dost-ahbablarıma, bütün akrabalarıma Dua Kitabı'ndaki duaları, Sevgi Bağı'nın dualarını, ta'dîl-i erkan üzere namaz kılmalarını, sonrasındaki namaz tesbihlerini titizlikle devam etmelerini tavsiye ederim.

 

Hâsılı, tashîh-i itikad şartıyla:

1-Ta'dîl-i erkanla, mümkünse cemaatle namaz kılmayı,

2-Boş vakitlerde Kur'an tilâveti, zikir ve salavatla meşgul olmayı,

3-Usluyu da, gevezeyi de, لا اله الا الله محمد رسول الله diyen her Müslümanı, takva sahibi âlimleri saygıyla, sairleri şefkatle kucaklamayı,

4- Mümkün mertebede doğru söz söylemeyi,

5-Muamelede de dürüstlüğü âdet edindim. Her Müslümana da bunu tavsiye ederim.

 

 

Vasiyetimi şu üç hadisle tamamlıyayım:

1-İbnu Ömer radıyallahu Teâlâ anhumâ'nın hadîsinde Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmaktadır:

 

اِنَّ لِلّهَ تَعَالَى عِبَادًا اِخْتَصَّهُمْ بِحَوَائِجِ النَّاسِ يَفْزَعُ النَّاسُ اِلَيْهِمْ فِى حَوَائِجِهِمْ اُولئِكَ الآمِنُونَ مِنْ عَذَابِ اللّهِ

 

Gerçekte Allah Teâlâ bazı kullarını insanların ihtiyaclarının giderilmesine hâssaten sebeb kılmıştır; ihtiyaclarının giderilmesi için

insanlar kendilerine sığınırlar. Onlar Allah Teâlâ'nın azabından emîn olanların ta kendileridir.” Hâdis şârihleri ulemâmız rahimehumullah, يَفْزَعُ النَّاسُ اِلَيْهِمْ “ihtiyaclarının giderilmesi için insanlar kendilerine sığınırlar” cümlesine şöyle mana verdiler: Yani onlardan meded beklerler. Allah Azze ve Celle, onları لِلّهَ تَعَالَى عِبَادًا “bazı kullarını” diye, dînî ve dünyevî nimetlerin ehline ulaştırılması için Zâtı'na izâfe etmiştir, belirtmiştir, tekleştirmiştir ve Kendisi'nden halîfe ve vekil kılmıştır, yegâne Allah için muhtaclar faidelensinler diye. Hakîkî velînimet olan Allah Azze ve Celle'nin şükrü vâcib olduğu gibi, sebeb kıldığı zevatlara da teşekkür vâcibdir. Aynı zamanda nimetin muhtaclara ulaşmasında vasıta kılınan zevatlara da, nimeti ehline ulaştırmalarından ibaret şükür vâcibdir. Ehli de, nimeti taleb edenlerdir, sığınanlardır. İş bu, değişmez bir nizam ve Sünnetullah'tır. Bununla nimet kendisi korunur ve şükürle de ziyadeleşir.

2-İbnu Ömer radıyallahu anhumâ'nın hadîsinde Rasûlullah sallallâhu aleyhi vesellem şöyle buyurmaktadır:

 

اِنَّ لِلّهِ ضَنَائِنَ مِنْ خَلْقِهِ يُحْيِيهِمْ فِى عَافِيَةٍ وَاِذَا تَوَفَّاهُمْ اِلَى جَنَّتِهِ اُولئِكَ الَّذِينَ يَمُرُّ عَلَيْهِمُ الفِتَنُ كقِطَعِ اللَّيْلِ المُظْلِمِ وَهُمْ فِيهَا مِنْهَا فِى عَافِيَة

 

Gerçekte Allah Teâlâ'nın mahlukundan, nimetleri ulaştırmaya tahsîs ve tayin edilen kulları vardır. Allah Teâlâ onları bütün özelliğiyle afiyette yaşatır. Onları, ruhlarını kabzettiği zamanda da cennetine sevkeder. Onlar öyle kimselerdir ki, gecenin simsiyah karanlığı gibi fitneler üzerlerine gelip geçer; ne bakarsın onlar o fitneye girmekten = ma'siyeti işlemekten sapa sağlam sâlim kalmaktadırlar.”

 

وَ عَنْ عرباض بن سارية رضى الله تعالى عنه قَالَ صَلَّى بِنَا رَسُولُ اللّهِ ذَاتَ يَوْمٍ ثُمَّ - 3

أقْبَلَ عَلَيْنَا بِوَجْهِهِ فَ وَعَظَنَا مَوْعِظَةً بَلِيغَةً ذَرَفَتْ مِنْهَا العُيُونُ وَ وَجِلَتْ مِنْهَا القُلُوبُ فَقَالَ رَجُلٌ يَا

اُوصِيكُمْ بِتَقْوَى اللّهِ وَ السَّمْعِ وَ الطَّاعَةِ وَ إنْ » رَسُولَ اللّهِ كَأنَّ هذِهِ مَوْعِظَةُ مُوَدِّعٍ فَاُوصِنَا فَقَالَ

كَانَ عَبْدًا حَبَ شِيّاً فاِنَّهُ مَنْ يَعِشْ مِنْكُمْ بَعْدِى فَسَيَرَى اخْتِلاَفًا كَثِيرًا فَعَلَيْكُمْ بِسُنَّتِى وَسُنَّةِ الخُلَفَاءِ

الرَّاشِدِينَ المَهْدِيِّينَ تَمَسَّكُوا بِهَا وَعَضُّوا عَلَيْهَا بِالنَّوَاجِذِ وَ إيَّاكُمْ وَ مُحْدَثَاتِ الاُمُورِ فَاِنَّ كُلَّ

« مُحْدَثَةٍ بِدْعَةٌ وَ كُلُّ بِدْعَةٍ ضَلاَلَةٌ İrbâd bin Sâriye radıyallahu Teâlâ anhu buyurur ki: Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, birgün bize namaz kıldırdı. Sonra yüzüyle bize yöneldi. Akabinde gözlerin ondan aktığı, kalblerin ondan korktuğu çok açık öğütlerle bize öğüt verdi. Bir adam: “Ya Rasûlallah, bu korkutucu açık öğütler, vedalaşan kimsenin öğütü gibi sanıyorum. Binaenaleyh bize tavsiyede bulun.” dedi. Bunun üzerine şöyle buyurdu: “Size Allah'tan korkup karşısına gelmekten korunmaktan ibaret takvâyı, işinizin başına gelen Müslüman Habeşi bir köle olsa dahi sözüne kulak verip boyun eğmeyi tavsiye ederim. Çünkü muhakkak Ben den sonra sizden kim yaşarsa, elbette birçok ihtilafları görecek tir. İş böyle olunca size sünnetim ve sünnetimle amel edip nefsle rini kemâle erdiren, Allah Teâlâ'nın da onları hak ve doğruya ilettiği halîfelerin sünneti gerek. Sımsıkı Halîfelerin sünnetini aç kimsenin ön dişleriyle ekmeği ısırışı gibi ısırın yani tutunun. Sizi yeni çıkan modalardan sakındırırım. Çünkü yeni çıkan modaların tümü bid'attir. Ve her bid'at dalâlettir.” Unutmayın, ben de dün sizin gibiydim, yarın siz benim gibi olursunuz.

 

Artık Allah'a emanet olunuz. والسلام عليكم ورحمة الله وبركاته

 

Dilara Yayınları - Ahmed Mücteba Çetin tarafından hazırlanmıştır.


Etiketler: ismail, cetin, ismail bin mahfuz, üstaz, fakih, şeyh, ismail çetin hayatı, ismail çetin hakkında, ismail çetin
Yorumlar: 0 Görünümler: 354 [Keçmişi qaydasına sal] Ölçü:23752 bayt
Son dəyiştirən: canacan hakdilaram özleşme yolu 271 gün önce 03.09.2011 12:41:21
GöndərənDaxil
Giriş Şifre
gelişmiş... ( / user Başvurusu )

Mövzu

Sən Wiki vəya HTML etiketləri mətində isdifadə edə bilərsiniz.



Saytda kimlər var?
İsimsiz: 5, İsdifadəçi: 0 (?)
Suistimal | MyLivePage tərəfindən yerləşdirmə | | © Kolobok smiles, Aiwan